http://www.nedirnasilyapilir.net/wp-content/uploads/2013/01/yazarlik.jpghttp://www.nedirnasilyapilir.net/wp-content/uploads/2013/01/yazarlik.jpg

Kuduz Nedir ?

     Kuduz, genellikle hayvanlardan insana bulaşan ve merkez sinir sistemini (beyin ile omuriliği) tuttuğu için hemen her zaman ölümle sonuçlanan bir virüs hastalığıdır. Bütün sıcakkanlı hayvanların (memelilerin ve kuşların) hücrelerinde yaşayabilen bu virüs, kuduz bir hayvanın ısırığıyla insana bulaşır. Tilki, kurt, tavşan ve yarasa gibi yabanıl hayvanlar arasında kuduz virüsü çok yaygın olmakla birlikte, hastalığın insanlarda da görülmesinin baş sorumlusu köpek ve kedi gibi evcil hayvanlardır.

     Bu hayvanların salyasına karışmış olan kuduz virüsü, hayvanın ısırdığı yerdeki açık yaradan içeri girer ve sinirler boyunca yavaş yavaş ilerleyerek beyne ulaşır. Bu nedenle hastalığın kuluçka dönemi, yani virüsün vücuda girmesinden hastalık belirtilerinin başlamasına kadar olan süre 10 gün ile altı, hatta sekiz ay arasında değişir. Isırılan yer başa ne kadar yakınsa kuluçka dönemi de o kadar kısa olacaktır.

     Kuduz virüsü hayvanın ya da insanın merkez sinir sistemine yerleştikten sonra hastalığın ilk belirtileri başlar. Bu evreden sonra bir hayvanın, örneğin bir köpeğin kuduz olup olmadığını anlamak oldukça kolaydır. Merkez sinir sistemi uyarıldığı için hayvan huzursuz, hırçın ve tedirgindir. Daha sonra saldırganlaşarak çevresindeki öbür hayvanları ve insanları ısırmaya çalışır (“kudurma” evresi). Bu arada felç belirtileri başladığı için yutkunma güçlüğü çeken hayvan su içmekten kaçınır; tükürdüğünü yutamadığı için ağzından salyalar akar; boğazında yabancı bir cisim varmış gibi boğuk bir sesle havlar ve ışıktan rahatsız olur. Bu belirtilerin başlamasından sonraki üç beş gün içinde de ölür. Bazen de bu saldırganlık ve kudurma belirtilerini hiç göstermeden ağır bir felç evresine girerek sessizce ölebilir.

     İnsandaki hastalık belirtileri de hemen hemen aynıdır. Huzursuzluk ve çırpınma nöbetleriyle tanımlanan ilk evreyi ağrılı kas kasılmaları ve felç izler. Boğaz kaslarının şiddetle kasılması yutkunma sırasında çok ağrı verdiği için hasta yalnızca su içmekten değil, suyu görmekten bile korkar; bu yüzden bazı dillerde “hidrofobi” (su korkusu) terimi kuduzla eşanlamlı olarak kullanılır. Merkez sinir sisteminin denetimindeki solunum ve yutkunma refleksleri durduğu için, hastalık belirtileri başladıktan sonra tedavi olanağı yoktur ve ölüm kaçınılmaz sondur. Buna karşılık, hastalığın kuluçka döneminde uygulanan koruyucu tedavi çok başarılı sonuçlar vererek kuduzu eskisi gibi ürkütücü bir hastalık olmaktan çıkarmıştır. Koruyucu tedavinin temeli, hastalığın bulaşmış olabileceğinden kuşkulanılan kişilere hiç zaman yitirmeden bağışık bir serumun ya da aşının uygulanmasına dayanır.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
586 gün önce tarafından yazıldı. Kategori: Hastalıklar , Nedir | Herhangi bir yanıtı takip edebilirsiniz RSS besleme veya Üye olarak konuya bir yanıt bırakabilirsiniz.
hakkında

1983 yılında doğdu. 2003 yılında Selçuk Üniversitesinde lisansını tamamladı. Çeşitli sektörlerde çalıştı ve 2009 yılında kendi işletmesini kurdu. 2012 yılında kurmuş olduğu bu site ile insanlara yararlı bilgiler vermeyi hedefliyor.

Bir Yorum Yazın